Buradaki kitap özetinde, hem çok güzel bir felsefe anlatılıyor, hem de Amerikan stili olduğu için üstünden yapay şekerleme akıyor.
İzlerken gerekli algı gözlüğünü takacağından eminim.
Seyrettikten sonra şu aşağıda yazıklarıma bir göz gezdir lütfen, eğer değerli zamanını ayırabilirsen:
- Kriz ortamindayız. Elimizdeki maddi olanaklarımız teker teker gidiyor.
- Bu giden maddi olanakların hepsi sadece ekonomik değil, hayatın getirdiği şeyler.
- Kriz tedbiriyle 3 kuruşluk fazla mesai mama ücreti de gidiyor.. Ama Cuma akşamı sox bar’ımız da gidiyor sigara yasağıyla.
- Maddiyat gidebilir, güle güle gitsin; ama Maneviyat bize aittir. Bunu kimse alamaz. Soyut varlığımız; bütün duygularımız, düşüncelerimiz bize aittir.
- Sadece bize bağlı olan bir şey var:O da kendimize nasıl davranacağımız.
- Hayatın, iş yerinin, şunun bunun…”ötekinin” bize nasıl davrandığı beni ilgilendirmiyor.
- Bize nasıl davrandığına gerçekten önem verdiğimiz tek bir kişi var,
O da biz’iz (: - Kendimize nasıl davrandığımız, başkalarına ve işe nasıl davrandığımızı doğrudan belirler.
Hele bi duralım: Kendimize nasıl davrandığımızla ilgilenmiyorsak, bu görevi başkaları davranacaktır. Biz edilgen olacağızdır.
Biz kendimize doğru davranmayı bilirsek…
…bunun işimize, müşterilerimize ve kârımıza olumlu yansıması mutlak olacaktır.
Bu sunumdaki felsefeyi sonuna kadar alıp uygulayalım demiyorum.
Biz Amerika’da değiliz. No baby, please.
Peki buradaki fikirleri alıp, ROI’si pozitif olan ciddi bir Business Decision gibi ele alıp uygulamayı kim becerebilir?
Çok-ters-gözüken-ama-sadece-zeki-ve-kıvrak-insanların-yapabileceği-işleri yapanlar; aklıyla, fikriyle değer yaratıp değer kazananlar: Muhtaç oldukları kudreti damarlarındaki asil kanda taşıyan yiğidolar, Reklamcılar. (aka iletişimciler.)
Ben sosyal psikolojiden çakarım. Çalışma arkadaşlarım sosyologdan tut, ayakkabı boyacısına kadar uzanıyor. Bu tür işleri dijital ortamda sıfır maliyetle projelendirecek kafalar bile vardır içimizde Allah bilir.
Toyota değiliz ki kapıcısından CEO’suna kadar isteyenin önerilerini atacağı bir kutumuz olsun? McCann olarak 120 (eksi) 24 adet kafaya sahibiz. Kaçından yararlanıyoruz hayatımızın şu en büyük, en tatlı bölümü için?
Sevgilerimle. (Bir an için umut dol…dol dol dol…müziği aç Nelly Furtado – Força çal!)
PS: Şu kitabı da belki okuduysanız, hatırlamakta yarar olabilir.